Eşcinsel aşklar neden olmasın? Aşk için ne gerekiyor?

01.01.2021
98
Eşcinsel aşklar neden olmasın? Aşk için ne gerekiyor?

Neden etrafımızda LGBT çiftler göremiyoruz? Neden sevgili olduğunu söyleyen eşcinsel çiftler ve translar ve kocaları yok?

Diyorumki… Hani olaylar elbette alttaki yazıdaki kadar basit değil, farkındayım! Ama sadece çok küçük bir açıdan, özellikle son zamanlarda translara olan ilgiden ötürü, olaylara belli bir açıdan bakmak istedim…

*yazı da geçen erkekler translardan hoşlanan erkekleri temsil etmektedir. Yazı tamamen kişisel görüş olup doğruluğuyla ilgili genel bir kanı olmayabilir.

Maalesef biz henüz Cinsel kimliğimizi kabul aşamasını yeni yaşıyoruz. Aşmamız gereken bir kimlik kargaşası varken bir başkasını kabul etmek, onu idrak etmek ve onunla beşeri ilişkiler geliştirmek maalesef pek mümkün olmuyor. Bu bağlamda aslında gizlilerde tenhalarda patlayan bu marjinal cinsellik sadece cinsel ilişki olarak sonlanıyor. Ve orgazm olduktan sonra her şey bitiyor. Kimilerinin pişmanlığı, kimilerinin farklı garip duyguları okunuyor yüzlerinde. Nerden mi biliyorum? Hepiniz biliyorsunuz zaten. (bunu okuyan bir travestiysen lubunyaysan veya diğer lgbt, beldeli kolilerden bahsetmediğimin altını çizeyim çünkü durum orada çok değişiyor) Ortada adı konulmuş beklentilerin arz talep sonucu oluşması tamamen başka bir durum. Ben daha çok cicilik diye tabir edilen sıradan ilişkilerden bahsediyorum. Orgazm öncesi neden ayaklarımızı yalayan bu adamların orgazm olduktan sonra değiştiklerini görmüşsünüzdür illaki. Hepiniz biliyorsunuz… Elbette istisnai olarak her türlü laçkalığa meydan veren yapışan tiplerden de bahsetmiyorum..

Asıl bahsetmek istediğim şu ki; Gönlü trans veya gay bir sevgili isteyen bir çok erkek orgazm olduktan sonra toplum baskısıyla yüzleşiyor. Daha doğrusu bunu zaten biliyor. Ve daha en başta duygusallığı yok ederek kabul ettiği sadece cinsel içerikli bir fantezi olarak bakıyor duruma ve yaşadıklarına. Ve orgazm olduktan sonra sahne belli. Tarifsiz pişmanlık

‘Kocacım beni Tak koluna gezdir’

Erkekler daha çok, hani tabiri caizse, kollarına takıp gezdirebilecekleri kızları seçme eğilimindedirler, yani özetle, herkesin çok güzel bulduğu kızlarla gezip hava atmaya bayılırlar. E bilirsiniz işte öyle şeyleri, yani falan filan… Kim istemez ki manken gibi bir kızla veya model gibi bir çocukla gezmeyi? Hani erkekler der ya; Manken gibi karı falan diye.. İnce işler anlayacağınız. Ama ince işler bile gerçek hayatta değişiyor.

Ha şimdi bu kafadaki bir erkeğin dünya güzeli bile olsa bir travestiyle gurur duyarak el ele gezmeyi kaldırabilmesini beklemiyorsunuz dimi ? Adam yatak da zaten bambaşka biri, ondan bahsetmeye gerek yok. O adamların bütün yüzünü biz iyi biliriz….. oralara hiç girmicem… Çünkü bu adamların genel korkusu, Ben mutluluğumu satarım unuturum sorun yok. Yeter ki beni Gay sanmasınlar

KORKU: Aaaaa olur mu sonra ne derler? Ben dıtımı dıtlatırmıyım 🙂

Toplumun yarattığı baskı, zincirleme bir reaksiyon gibi her yerde ezici bir üstünlükle ilerliyor.

CESARET: Erkeğim ulan ben… Translardan hoşlanıyorum var mı ötesi.. Bence çoğu kadından bile daha dişiler.. Bana tam erkek gibi hissettiriyorlar… Anlaştığım biriyle aşk yaşamaya hazırım..

Korku kim olduğunun arkasında durmayı bildikten sonra gerekli cesaretle düzelir… Toplumlar önce kişinin kendi zihninde şekil alır. Ve bazen cesur olmak gerekir

Aksi halde psikolojik açıdan sağlıksız lgbt ve dolayısıyla hetero bireyler oluşacaktır. Lgbt bireylerin özgürlüğü heteroseksüelleri de özgürleştirecektir sözü çok doğru.

AngelsTurkiye aşk için bir not bırakmaya değecek bir yerdir. Sen aşkı bul diye yapıldı.

Neden eşcinsel aşklar olmasın? Sevmek ve tek eşli yaşamak daha sağlıklı bir LGBT topluluğu demektir. Aşılması gereken cinsel kimliklerimizden daha önemli konularımız yok mu? Mesela aşk!

Birçok klasik gay tanışma ve sohbet platformu cinsel ilişki yaşamak için buluşmaları kolaylaştırıyor. Ve sürekli farklı farklı partnerlerle şansımızı değerlendiriyoruz. Araştırmalara göre, bu uygulamaları kullanan kişilerin büyük bir çoğunluğu aslında düzenli olarak görüşebilecekleri bir partner arayışında. Ancak sürekli farklı partner arayışının altında başka sebepler yatıyor olabilir. Aslında eşcinsellik konusu kendi içerisinde çok çetrefilli bir konu. Ülkemizde eşcinsel olan erkeklerin büyük bir çoğunluğu kendi eşcinselliklerinin farkında olmamakla birlikte bunu kendilerine söyleyenlere kati şekilde karşı çıkmaktadır. Bu bağlamda böyle erkeklerin büyük bir çoğunluğu eşcinsel ilişkiye sadece fantazi gözüyle bakıp fantazi boyutunda yaşıyor. Hatta bazı bir çoğu, orgazm olduktan hemen sonra tarifsiz pişmanlık ve suçluluk duygusuyla karşılaşabiliyor. Bu eşcinsel erkekler, toplum baskısı, aile veya çevre baskısı yüzünden kendi kimliklerini kabul edemiyor ve cinsel hayatlarını haz alarak yaşayamıyor. Bunların azımsanamayacak kadarı heteroseksüel erkekler gibi evleniyor. Kimisi çok mutsuz bir hayat geçirirken kimileri ise çok mutlu ve uyumlu bir şekilde, eşcinsel taraflarını da gizlice yaşayarak hayatlarını sürdürebiliyor.  

Yukarıdaki istisnai kişi veya olasılıklar dışında, kendi eşcinsel kimliklerini kabul etmiş ancak halen farklı partner arayışları içerisinde olan eşcinsel erkeklerin, sürekli farklılık arıyor olmasının temel sebeplerinden biri de yine eşcinsel kimliklerini doyasıya yaşamamış olmaları olabilir. E tabi tabii söz konusu duygusal ilişki iken bahsettiğimiz temel sebepler, parametrelerden sadece birkaçı. Çünkü söz konusu insan olunca ve kişiler gerçek hayatta karşılaşınca kimya denen bir durum dan ötürü karşılıklı uyum sağlanamaması gibi diğer sebepler de söz konusu. Veya eşcinsel kimliğini duygusal boyutta yaşamak istemeyen tanımsız ve veya karmaşık kimlikleri de yok sayamayız. Peki bu olasılıklar sadece eşcinsel birliktelikler söz konusu olunca mı geçerli ? Tabii ki de değil. Klasik kadın erkek vb heteroseksüel ilişkilerde de bu tarz uyuşmazlıklar veya kimyasal tutuşmazlıklar söz konusu olabiliyor ve oluyor da. Zaten boşanmaların ardındaki temel sebeplerinden birisi de bu cinsellik olayı değil mi? İnsanız yahu herşey olasılıklar dahilinde. Artık herkes herşeyin farkında. Özellikle yeni nesil eşcinsel erkekler. Bir kac nesil önceki eşcinsel erkekler kadar karamsarlık içinde değil. Örneğin 90 yıllarda eşcinsel olmak ile 2019 da eşcinsel olmak sizce aynı şey olabilir mi? Günümüzde eşcinsel erkekler ne istedikleri konusunda daha bilinçli diyebilir miyiz? 

Konuyla alakalı şu başlığa da bakınız:

 

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.